|
Sayfa 2 Toplam: 10 GÖĞSÜNÜN SICAKLIĞINA DÜŞÜR BENİ
Bütün mevsimler sen şimdi.
Hüzünlü gözlerinden bana doğru uçuşan martılardan, sabrımın katıksız bekleyişinden alıntılar yaptım sana, sırf bu yüzden. Sen molasındayım yani, bitirimhanelerinden çıkarıyorum bütün benleri, hazırlan ufkumun yüreğine uzanan yolculuğuna. Sana döküleceğim aşkın yamaçlarından, usul usul.
bende olduğunu biliyorum artık, şehrimin gölgesiz kalan, şehrimin yağmur kokan her yerinde adına ait bir şeyler saklı, tut elimden tek tek çıkaralım senleri oralardan, tut, özlemine giden bütün sokaklarımı içimden çek çıkar, bütün yollar sana çıksın hadi, tut, en katıksız düşler kuralım seninle, camın sana bakan tarafını temizle hadi, buğusunu sil göğümün, uykularımı diz gecene, sabah seninle güneş, öğle seninle gün, ikindi seninle loş kalsın tenimde. De ki, “bir an gelsin fısıltıyla karışık şarkılar mırıldan bana. Öyle kalsın zaman, içime düştüğün gibi hep.” Geçmişe ibret olsun diye yıkıyorum karanlığımı, geldiğinde yağacağın yarınlara inat bugünden sarılıyorum, bugünden asıyorum düşleri koynuna…
Bilir misin, sevmek hesapsızdır, neden sevdiğini bilmeden seversin, zamanmış, hayalmiş bakmadan, görmeden, seve seve bulursun içini, seve seve, sarılırsın, ağlarsın, özlersin en özleminden, düşe düşe bulduğun kaldırım kokusudur, bilir misin, sevdin mi böyle, çocuk gibi hem de, hep bir artısı vardır yokluğunda, eksildiğin güne bakmadan , sıra sıra önce kaybolur sonra bulursun, mazgalları dolar göz bebeklerinin, seversin ama, ulan bit kadar aklın vardı, o da güme gider her gördüğünde, işte buna benzer sevda, dergâhın toz tutmaz, yüzün yoz görmez hiç..
Bende olduğunu biliyorum artık.
Yaşamın yağmuruyla ak pak edilmiş gözlerin vuruyor her geceme… Dünden beri koşuyorum sana, dünümden bu yana, pususundayım umutların, sen, evet sen, kapanıyorum sana, sus payı yok şimdi senden bana,
dört duvarım, sabrı otuzüçe bölen zamanımsın.
|