TÜRKİYE CANIM FEDA

ELiTYUM SAAT

HAVA DURUMU

Kimler Online

Şu anda 118 Misafirs ve no Üyes online
 

Gönül Dostu olmaya hazırmısınız?
Tertemiz dostlukların, arkadaşlıkların, aşkların yaşandığı sohbet odalarımıza sizleride davet ediyoruz.
Gerçek dostlukların, arkadaşlıkların
ve aşkların yaşandığı bu mekanda sizde yerinizi alın.
Kendinizi hazır hissediyorsanız?
"Sohbet"e Tıklamanız Yeterli.

Sitemize Nereden Ulaştınız?
 

elityum fm Radyomuzda Yayınlanmasını İstediğiniz İSTEKLER İçin Tıklayınız
 
 
HİKAYELER | Yazdır |

ÇİKOLATALI SÜT

Dışarıda hırçın bir yağmur yağmakta ve damlalar birbirleri ile yarış edercesine camda süzülerek akmaktaydı. Kendi aksime bakmaya çalıştım bu minik zerrecikler arasından. Sanki bulutlar akıtamadığım gözyaşlarımı benim için bırakıyordu yüzümün aksine.

Cama dokundum. Soğuktu. Kalbim kadar soğuk. Damlaları yakalamaya çalışıyordum. İçimde kopan fırtınaları yakalamak ister gibi. Ama ellerimde o metal soğukluktan başka birşey yoktu. Sobanın üzerinde duran çaydanlıktan gelen fokurdama sesi ile irkildim. Üşümüştüm. Sobanın yanına giderek ellerimi ısıtmaya çalıştım. "Tanrım bu ne soğuk" dedim.

Hayatım da böyle değil miydi. Soğuk ve manasız. Yaşanan onca şey yavaş yavaş gözyaşlarımın ucunda belirmeye başladı. sayısız anı fotograf kareleri gibi geldi burnumun ucuna ve "bitti işte" diyebildim aylardan sonra ilk kez. Bitti kelimesini kendime itiraf edebilmem o kadar zor oldu ki dudaklarımın titremesine ellerimin soğukluğuna aldırmadan hızla kapıya yöneldim. İtirafımdan kaçmak istiyordum sanki. Sadece paltomu alarak merdivenlerden aşağıya koşar adım inmeye başladım. Gözlerimden akan o yağmur tanelerini ebediyetlerine kavuşturmak istercesine koştum o yağmurlu geceye. Yağmur ben oldum aktım. Ben yağmura karıştım. Ne kadar koştum bilmiyorum. Ama artık gözyaşlarımı saklamanın bir anlamı yoktu. Onlar özgürdüler. Onları azad etmiştim.

Açık bir cafe'nin önünde durdurdu ıslak ayaklarım beni. İçerisi loş ve içeride üş beş kişi. Burnuma gelen taze çayın kokusu.

İçeri girdiğimde cam kenarında ufak bir masaya takıldı gözüm. Bir çocuk üşümüş elleri ile ıslanan simitlerine bakıp ağlıyor. Buğulanmış mercan gözleri ile karşılaştı gözlerim. İçimdeki soğukuğun yerinde artık sıcak bir hüzün. Ellerimde itirafların namzeti. Gözlerimde yakarışımın son demleri ile o güzel gözlü oğlan cocuğuna yaklaştım.

- Merhaba, seninle birlikte ağlayabilirmiyim, dedim.
Çocuk şaşkın ve korkmuş gözlerini kaçırarak omuzlarını sen bilirsin dercesine silkti.

Islanmış paltomu boş sandalyeye bıraktım. Oturdum. Simitlerin üzerinde dolaşan o ufak daha hiç bir acı çekmemiş parmaklara baktım. Yağmur damlaları gözyaşlarıma karışmıştı.

-Üzülme kaybettiklerini yeniden bulacaksın. Şimdi sıcak çikolatalı birer süt içelimmi? deyiverdim.

Ellerim artık ısınmış gözpınarlarım kurumaya başlamış geride sadece yağmurun izleri kalmıştı. O mercan gözlerdeki ışık dudaklardaki hafif tebessümler aydınlandı ve hafifce kafasını salladı.

-Bakarmısınız!! Bana ve bu küçük beye iki bol çikolatalı sıcak süt lütfen! dedim kasada duran adama...



 
< Önceki   Sonraki >
© 2010 Elityum.Net / Elit, Elitlerin, Elit Ortamı.. Sohbet, Forum, Program, Fıkra, Rüyatabiri, Video, Eğlence, Mizah
Elityum.Net Uzman Çözümler Tarafından Geliştirilmiştir.